Sene 1992, ben üniversiteden yeni mezun olmuş ve bir vakıfta çalışıyordum. Vakıf Almanya'daki bir üniversite ile anlaştı ve Kütahyalı-Afyonlu iş adamlarına seminerler verdi. Üniversiteden 2 hoca 2 ay boyunca Türkiye'de ders verdi ve sonrada tüm işadamlarını Almanya'ya götürerek ordaki üretim alanlarını gezildi.
Bende organizasyonun Kütahya kısmından sorumlu idim. Akşam derslerde ve gündüzleri gezilen tesislerde tercümanlık yapıyordum. Hocalar bizim iş adamlarına tesisleri ile ilgili önerilerde bulunuyordu. Anadolu insanı bilgiye değer veriyor ve ağırlama süper ne kadar büyük iş adamı olsalarda.
Benim çalışma hayatımda kazandığım heyecanın temelleri buralarda yatar. Hala bir tesis gezdiğim zaman çok heyecanlarınım ve tüm iş adamlarını katma değer yarattığı için kendimce desteklerim. Şu anda yaptığım işte bile en önemli mottom budur. Tüm kurumsal ve kişisel etiklerime dokunmadan Türk işadamlarını desteklemek herşeyin ötesindedir. Geçen sene bir müşterim Dünyanın ikinci ,Türkiyenin ilk tesisini Kocaeli'nde kurmaya başladığında bir hafta sonu heyecandan hiç uyuyamadığımı hatırlarım. Allahım bizde de böyle tesisler olacak diye. Onlar bunu bilmezler ama tüm proje boyunca o konu ile ilgili gelen her şeyi en önce yapıyordum. Sonra bana kazık attıklarında bile kızamamıştım.
Sıtkı Olçar ilede böyle tanıştım. Kütahyalı Çini ustası. Bizi şehir merkezinin dışındaki mağarasına götürmüştü. O zamanlar İstanbul'dan bazı önemli iş adamlarının gelip burda hafta sonu kaldıklarını söylemişti. ALman hoca çok etkilenmişti. Mağara yolu üzerinde bir tarladan geçerken orda çalışanmı tarla sahibimi tam hatırlamıyorum onun çömlek yapma yeteneğini keşfetmiş ve desteklediğini söylemişdi ve mağarada bulunan onun yaptığı bir çömleği bana hediye etmişti. Yıllardır bu çömleği saklarım. Sıradışı olduğu her halinden belli idi ustanın. Sonrada bir daha kendisi ile karşılamadım ama Sıtkı Olçar ile ilgili her haberi takip ederdim.
Evet Sıtkı Olçar'ı 16 Kasım 2010'da kaybettik. Ben böyle bir ustanın daha yapacak çok şeyi varken 62 yaşında yitip gitmesine çok üzüldüm.
Sizinlede böyle bir ustadın hayat hikayesini paylaşmak istedim.
Sıtkı Olçar, 1973 yılında “Osmanlı Çini” adını verdiği kendi atölyesini kurdu. Antik desen ve formları uyguladığı çini çalışmalarında, İznik ve Kütahya örneklerini ele alarak yeni biçim ve “öz” arayışına yöneldi. 1980’den itibaren, özellikle İznik çinileri üzerine çalıştı ve kaybolup gitmekte olduğu sanılan Kütahya çiniciliğine yeni bir boyut ve dinamizm getirdi.
İznik çiniciliğinin sırrı 300 yıldır çözülemeyen “mercan kırmızısı”nı bulmayı amaç edindi Sıtkı Usta. Çanakkale seramiklerini de yeni bir yorumla ele aldı. İlki 1980 yılında olmak üzere, yurtiçi ve yurtdışında çok sayıda kişisel sergi açtı. 1986 yılında Yunanistan’ın Volos kentinde düzenlenen V. Balkan Ülkeleri El Sanatları Sergisi’nde ülkemizi temsil eden Sıtkı Usta’nın yapıtları özel koleksiyon ve müzelerde bulunuyor.
Alman dergi "Der Spigel" Sıtkı Olçar'ı "Çininin Picasso'su" olarak adlandırıyor.
UNESCO "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödüllü sıra dışı seramik sanatçısı Sıtkı Usta, farklı dokunuşlarıyla sanatında kendi tarzını oluştururken, kendisine ve sanatına ilham veren Kütahya'dan da hiç kopmuyor. Kütahya çinilerini tüm dünyaya tanıtan, daima herkesin ilgisini buraya çekmeye çalışan Sıtkı Usta; çiniciliğe farklı bir boyut katarak bu geleneksel Türk el sanatının değerini ülke sınırlarının dışına taşıyor. İşte böyle bir usta Sıtkı Olçar
http://www.sitkiusta.com/pPages/pArtist.aspx?paID=22§ion=1&lang=TR&bhcp=1
Pin It
12 Aralık 2010 Pazar
11 Aralık 2010 Cumartesi
Nedir Bu Nesillerin Durumu 2
X Nesli
1965-1980 doğumlular. Şu anda iş yerlerinde orta ve üst kademe yöneticiler.
X Nesli iki gelirli ailelerde yetiştiler, ailelerinde boşanma oranları yüksek, kuşağın kadınlarının sayısı iş hayatında daha fazla. Dünyada petrol krizinin, Türkiye'de sağ-sol kavgasının olduğu dönemde büyüdüler. Abilerinin ablalarının aksine apolitik hale getirildiler ama toplumsal olaylara en duyarlı kesim da onlar. Başarı, HIV ve uyuşturucu ile tanıştılar, Teknolojiyi kerhen kullanmaya başladılar ama şuanda sosyal medyayı en etkin kullanan kesimler.
Bir önceki Baby Boomerlara göre daha iyi eğitimliler. 60 milyon sayı ile çalışma hayatında en az yer alan ikinci kesimler. Bu nesle kayıp kuşakta deniliyor.
İşte bazı özellikleri;
Tutkulu ve çok çalışkanlar,
İş özel hayat dengesine inanıyorlar, yani sadece emeklilik döneminde değil çalışırkende ailesine zaman ayırmak istiyorlar,
Girişimci ruhuna sahipler
Tek başına çalışmayı ekip çalışmasına yeğliyorlar,
Oto kontrolleri yüksek,
Bağımsız, kendi kendine yeten, saygılı ,beceriklier ve yeni beceri edinmeye hevesliler,
İş motivasyonları yüksek, otoriteye saygılı ve kanaatkarlar,
Espri anlayışları yüksektir, iş aktivitelerine, oyunlara entegre olabilirler,iş yerlerinde eğlenceliler,
Kendi yöntemleri ile başarılı olmak istiyorlar,
Teknolojiye adaptasyon yetenekleri yüksektir,
Toplantılardan hoşlanmıyorlar, formaliteyi sevmiyorlar, iş hayatına bir sözleşme gibi görüyorlar,
Yaşamak için çalışıyorlar yani en metaryalist grup bu grup, e nede olsa bizde Özal döneminde yetiştiler,
En iyi para biriktiren kesimde onlar, nede olsa ekonominin en çalkantılı yıllarında yetiştiler,
Korumacı değiller,
Esnek çalışma saatlerine ve home ofis çalışmalara yatkınlar, bir önceki nesle göre daha rahat iş değiştirebilirler,
Nasıl sizin tanıdığınız X nesline benziyorlarmı? Pin It
1965-1980 doğumlular. Şu anda iş yerlerinde orta ve üst kademe yöneticiler.
X Nesli iki gelirli ailelerde yetiştiler, ailelerinde boşanma oranları yüksek, kuşağın kadınlarının sayısı iş hayatında daha fazla. Dünyada petrol krizinin, Türkiye'de sağ-sol kavgasının olduğu dönemde büyüdüler. Abilerinin ablalarının aksine apolitik hale getirildiler ama toplumsal olaylara en duyarlı kesim da onlar. Başarı, HIV ve uyuşturucu ile tanıştılar, Teknolojiyi kerhen kullanmaya başladılar ama şuanda sosyal medyayı en etkin kullanan kesimler.
Bir önceki Baby Boomerlara göre daha iyi eğitimliler. 60 milyon sayı ile çalışma hayatında en az yer alan ikinci kesimler. Bu nesle kayıp kuşakta deniliyor.
İşte bazı özellikleri;
Tutkulu ve çok çalışkanlar,
İş özel hayat dengesine inanıyorlar, yani sadece emeklilik döneminde değil çalışırkende ailesine zaman ayırmak istiyorlar,
Girişimci ruhuna sahipler
Tek başına çalışmayı ekip çalışmasına yeğliyorlar,
Oto kontrolleri yüksek,
Bağımsız, kendi kendine yeten, saygılı ,beceriklier ve yeni beceri edinmeye hevesliler,
İş motivasyonları yüksek, otoriteye saygılı ve kanaatkarlar,
Espri anlayışları yüksektir, iş aktivitelerine, oyunlara entegre olabilirler,iş yerlerinde eğlenceliler,
Kendi yöntemleri ile başarılı olmak istiyorlar,
Teknolojiye adaptasyon yetenekleri yüksektir,
Toplantılardan hoşlanmıyorlar, formaliteyi sevmiyorlar, iş hayatına bir sözleşme gibi görüyorlar,
Yaşamak için çalışıyorlar yani en metaryalist grup bu grup, e nede olsa bizde Özal döneminde yetiştiler,
En iyi para biriktiren kesimde onlar, nede olsa ekonominin en çalkantılı yıllarında yetiştiler,
Korumacı değiller,
Esnek çalışma saatlerine ve home ofis çalışmalara yatkınlar, bir önceki nesle göre daha rahat iş değiştirebilirler,
Nasıl sizin tanıdığınız X nesline benziyorlarmı? Pin It
9 Aralık 2010 Perşembe
Inception:
2010 ABD Yapımı Bilim Kurgu
Yönetmen: Christopher Nolan
Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Marion Cotillard,Ellen Page, Michael Caine, Joseph Gordon-levitt
5 adet Oscar adayı, 2 adet Oscarlı oyuncu kadrosu ve çok iyi bir yönetmen. Filmin arkasındaki disiplinli çalışma sanki filmin önünde hissediyorsun.
Senoryası biraz karışık gibi, bazen aksiyon sahneleri uzadı gibi geliyor ama bir sonraki sahneyi mutlaka heyecanla bekliyorsun.
Rüya içinde rüya inşası ......
Matrix gibi devamı gelirmi bilmiyorum ama özellikle hayallerin inşa edildiği sahneleri ilginç. Bence rüyadan uyanış sahnesi en etkileyici kısım.
Rüya mı gerçek mi için anlamak için herkes kendi işaretini bulsun.
Filmin bir sahnesinde rüya görmeye gelen insanlar için Yusuf'un " buraya uyanmak için geliyorlar" yorumu bizdeki tasavvuf felsefesini hatırlattı.
“rüyaların ne zaman başlayıp ne zaman bittiğini anlamayız. Bir yerde bulunuruz ama oraya nasıl geldiğimizi rüyamızda görmeyiz”
Mutlaka izlenmeli bence , şimdiden en iyi 250 film arasında 3. sırada.
http://www.vizyonfilmizle.net/?s=inception Pin It
6 Aralık 2010 Pazartesi
5 Aralık 2010 Pazar
Nedir Bu Nesillerin Durumu 1
Uzun zamandır nesillerin özelliklerini gözlemliyor ve bulduğum her yazıyı okuyordum. İş yerlerinde mutsuzluklar tavan yaptı artık. Bununda nedenini nesiller arası farkın iyi yönetilemediğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Durum şuanda yönetilemez boyuta gelmek üzere ama zararın neresinden dönülse kardır.
İşte size nerdeyse bir arada yaşayan 4 neslin özellikleri belki yaşadıklarınızı anlamdırmanıza yardımcı olacaktır. İtiraf edeyim bana yaradı.
Y Nesli
1980 ve sonrası doğumlu olanlar. Şu anda sayıları dünyada 70 milyona ulaştı yani iş dünyasında hızla gelişen kesim. Türkiye'de ise nufüsun %25'ni oluşturuyorlar. 20 yıl sonra ise %45'ini oluşturacaklar. En çok hizmet sektörlerinde çalışıyorlar.
Bunlara hamburger nesli, tüketim nesli, echo-boomer,next, milenyum nesli isimleride veriliyor.
1980 sonrasının fırsat dönemi çoçukları. Hayata kendilerini gerçekleştirme bölümünden başladılar. Yeni gelen Z kuşağının da anne babaları olacak olmalarından dolayı en ilginç nesilde aynı zamanda. İnternet,msn,ipod,google, cep telefonu, çok kanallı TV, küreselleşme onların döneminin gelişmeleri. Irak savaşını, depremi, 11 Eylül saldırısımı gördüler. Nesiller arasında en eğitimli,en medeni, bilgiyi kağnağından öğrenen, en teknolojik nesil.
İşte bazı özellikleri;
Laptops, cep telefonları,oyunlar, bilgisayar ile büyüdüler bu sebeple teknoloji kavrayışları çok yüksek ve bağımlılar.
Yüzyüze görüşmeleri değil mesajlaşmayı seviyorlar.
Çalışma nedenleri firma için değil daha çok kendi kariyerleri için. Kendi kariyerlerini geliştirmek için o işyerinde iyi bir şeyler yapıyorlar. Ast olmaktan hoşlanmıyorlar.
Çok sosyal, rahat, atılgan ve hırslılar. Kontrol edilmekten hoşlanmıyorlar. Kendilerini çok iyi ifade ediyorlar.
Çabuk sıkılıyorlar, herşeyi hemde hemen istiyorlar, dikkatlerini toplayamıyorlar.
Emir kipi kullanılmasını sevmiyorlar ve sürekli övülmek istiyorlar.
Başarı merkezliler. Yapılan bir çalışmada ücret öncelikleri arasında ilk 5'de bile değil.
Çok iyi takım oyuncuları. E oyunlardan bunu öğrendiler ya.
Otoriteyi sorgulamaktan çekinmiyorlar. Önce ailelerini sonrada patronlarını sorguluyorlar.İş verenlerinden yüksek beklentileri var. Ne istediğini bilen ve fikirlerine saygılı yöneticiler ile çalışmak istiyorlar. Yüksek otoriteden rahatsız oluyorlar.
Çalışmayı seviyorlar ama düşkün değiller İş özel hayat dengesi istiyorlar.
Esnek çalışma ortamlarına , part-time işlere hevesliler.
En sık iş değiştirenlerde bu nesil. Öyle bir firmaya girip ordan emekli olmak gibi bir niyetleri yok.
Eğitimin süreklikliliğine inanıyorlar bu nedenle şirket içi eğitimleri önemsiyorlar.
En büyük hayalleri kendi işlerini yapmak. Pin It
İşte size nerdeyse bir arada yaşayan 4 neslin özellikleri belki yaşadıklarınızı anlamdırmanıza yardımcı olacaktır. İtiraf edeyim bana yaradı.
Y Nesli
1980 ve sonrası doğumlu olanlar. Şu anda sayıları dünyada 70 milyona ulaştı yani iş dünyasında hızla gelişen kesim. Türkiye'de ise nufüsun %25'ni oluşturuyorlar. 20 yıl sonra ise %45'ini oluşturacaklar. En çok hizmet sektörlerinde çalışıyorlar.
Bunlara hamburger nesli, tüketim nesli, echo-boomer,next, milenyum nesli isimleride veriliyor.
1980 sonrasının fırsat dönemi çoçukları. Hayata kendilerini gerçekleştirme bölümünden başladılar. Yeni gelen Z kuşağının da anne babaları olacak olmalarından dolayı en ilginç nesilde aynı zamanda. İnternet,msn,ipod,google, cep telefonu, çok kanallı TV, küreselleşme onların döneminin gelişmeleri. Irak savaşını, depremi, 11 Eylül saldırısımı gördüler. Nesiller arasında en eğitimli,en medeni, bilgiyi kağnağından öğrenen, en teknolojik nesil.
İşte bazı özellikleri;
Laptops, cep telefonları,oyunlar, bilgisayar ile büyüdüler bu sebeple teknoloji kavrayışları çok yüksek ve bağımlılar.
Yüzyüze görüşmeleri değil mesajlaşmayı seviyorlar.
Çalışma nedenleri firma için değil daha çok kendi kariyerleri için. Kendi kariyerlerini geliştirmek için o işyerinde iyi bir şeyler yapıyorlar. Ast olmaktan hoşlanmıyorlar.
Çok sosyal, rahat, atılgan ve hırslılar. Kontrol edilmekten hoşlanmıyorlar. Kendilerini çok iyi ifade ediyorlar.
Çabuk sıkılıyorlar, herşeyi hemde hemen istiyorlar, dikkatlerini toplayamıyorlar.
Emir kipi kullanılmasını sevmiyorlar ve sürekli övülmek istiyorlar.
Başarı merkezliler. Yapılan bir çalışmada ücret öncelikleri arasında ilk 5'de bile değil.
Çok iyi takım oyuncuları. E oyunlardan bunu öğrendiler ya.
Otoriteyi sorgulamaktan çekinmiyorlar. Önce ailelerini sonrada patronlarını sorguluyorlar.İş verenlerinden yüksek beklentileri var. Ne istediğini bilen ve fikirlerine saygılı yöneticiler ile çalışmak istiyorlar. Yüksek otoriteden rahatsız oluyorlar.
Çalışmayı seviyorlar ama düşkün değiller İş özel hayat dengesi istiyorlar.
Esnek çalışma ortamlarına , part-time işlere hevesliler.
En sık iş değiştirenlerde bu nesil. Öyle bir firmaya girip ordan emekli olmak gibi bir niyetleri yok.
Eğitimin süreklikliliğine inanıyorlar bu nedenle şirket içi eğitimleri önemsiyorlar.
En büyük hayalleri kendi işlerini yapmak. Pin It
Etiketler:
echo-boomer,
iş hayatı,
milenyum kuşağı,
nesiller arası fark,
next,
Y nesli,
yaşam,
Z Nesli
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















