{burdan}
2011 yılının son günlerini yaşadığımız şu sıralarda hem kendi adıma hemde ülkede, dünyada neler olup bittiğinin bir değerlendirmesi, hafta boyunca sürekli aklımdan geçip duruyordu da sizlerle de paylaşmak istedim.
Beni etkileyen olaylar listemin ilk sırasında; Arap Baharı diye adlandırılan yeni sistemin kurgusunun gong vuruşunun yapılması ve buna bağlı olarak Usame Bin Ladin ve Kaddafi'nin öldürülmesi olayları var.
İkincisi; Japonya'daki 8.9 ve Van'daki 7.2 depremler. Her ikisindeki ölü sayıları ve tekrar toparlanma süreçleri arasındaki farklar. Bilin bakalım hangisi daha kötü idi. Muhtemel bir İstanbul depreminde neler olabileceğini düşünmek bile kabus gibi.
Üçüncüsü ; Şike olayları. Türk spor camiasında yaşanan karışıklıklar. Doğru ise durum çok fena, hepsi suçsuz çıkarsa durum daha da fena.
Dördüncüsü ; AKP'nin seçimleri kazanması ve Milletvekili seçildikleri halde yemin edemeyen CHP milletvekilleri. Onlarda aklanırsa ne olacak?
{burdan}
Beşincisi; Kadına şiddete devam edilmesi. Hemde daha da ilginçleşen örnekler ile. 13 yaşındaki kıza yapılan tecavüz sonucunda hakimlerin verdiği karar ise tam bir düş kırıklığı.
Komutanların istifaları, Terör'ün devam etmesi geçen senelerden devam eden sıkıntılar ise yine çok can sıkıcı idi.
Çok sinir olduğum alayına bereket Türk dizilerinin aynı hızda artması, halkın uyutulmaya ve uyuşturulmaya devam edilmesi ise her gece söylendiğim konu. Acaba bunu bir numaraya mı yazsaydım? Konuya BBC'de şaşırdı da RTE'ye "Türk dizilerin Brezilya dizilerinin yerini nasıl aldığını" sormaya karar vererek benim için konuya noktayı koymuştur.
Amy Winehouse ve Steve Jobs'un ölümü, Adele'in ve Zaz'ın doğuşu.
Panpiş olayı, Nihat Doğan Surviver, Ayşe Yılmazer evliliği, son günlerin Erol Köse olayı uyutulmada geldiğimiz son noktadır. İbrahim Tatlıses kurşunlanmasına ise üzülen taraftayım.
Kendi adıma ise; yılın ilk yarısında iş değiştirerek huzura kavuşmam, iki yılın üstüne iki defa yaz tatiline çıkabilmem, Yasemin Mia'nin annesi ile aynı gün dünyaya gelmesiyle teyze olmam ve yılın ikinci yarısında Madame Mia ile yeni bir blog daha yazıyor olmam, şirketimin evimin yanına taşınması ile günlük yol mesafemin iki saatten 30 dakikaya inmesi ise kendi hayatımda en etkilendiğim olaylar oldu. Yine hayatımdan uzaklaşan insanlar oldu, yine yeni güzel insanlar hayatıma girdi.
Bu Benim Yolum'u yazarken ise çok şeyler öğrendim. Bu Benim Yolum beni, ben onu büyüttüm. Blog yazarlığım ile güzel paylaşımlarım , aynı dili konuştuğumuz yeni bir çok dostlarım oldu. Artık kabul edelim, hepimizin bir sanal hayatı bir de gerçek hayatı var. Hangisi daha çok yer kaplıyor artık iç içe geçen konular.
Sizi bu yıl en çok neler etkiledi....
Sevgiler,
Bengi














