8 Şubat 2011 Salı

Çok Güzel Ortak Yaratım Örneği / Martı Dergisi

Martı Dergisi bir tık uzağınızda!

Sevdikleri işleri yapan, yolları kesişen bir çok dostun ortak yaratımı.
İnsan ve insanın yaşamından her şey var....

Digital Gelecek, Meslek, Başarı, Mutlu Evlilik, Çoçuklar, İş yaşamı, Kariyer, Mutluluk, İletişim, Kültür, Sanat, Sergi, İstanbul, Gezi, Yemek vb. konuda yazılarla Martı dergisi Şubat sayısı çıktı.

Ben her ay ilgi ile takip ediyorum, sizede tavsiye ederim..........

Ellerinize Sağlık Yasemin Sungur....

" Gitmek istediğin her yere,istediğin her zaman gidebilirsin " Richard Bach... Pin It

Neden Çipli Gelecek Geliyor Acaba.........




Bilmem anlatabildim mi?

Neden milyon dolar bütçe ile beyin üzerine araştırmalar yapılıyor, reklamcılıkta koku ile oynuyorlar, durduk yere arap ülkelerinde halk ayaklanıyor, Rusya'da turuncu devrimler oluyor, koalisyon gücü adı altında kıtalar ordan oraya gidiyor .....

Hollywood sinema endüstrisi Steven Spielberg aracılığı ile 2002 yılında Azınlık Raporu filmini yapıyor.....

Olan her şey bizi bir yerlere doğru sürüklüyor.....

Bilginize.....
Pin It

7 Şubat 2011 Pazartesi

Kent Mirası / 4. Levent Konutları

Bedri Rahmi Eyüpoğlu - Eren Eyüpoğlu
1957 4.Levent Konutları

Hatırlarsınız , Başbakan RTE'ın Kars'ta yaptığı miting ve toplu açılış töreninde 'ucube'ye benzettiği Mehmet Aksoy'un İnsanlık Anıtı için Belediye meclisi kaldırılma kararı verince bir kıyamet kopmuştu.

Gerçi Mehmet Aksoy için bu yeni değil, alışık. 1994 yılında İ.Melih Gökçek "Ben böyle sanatın içine tükürüm!!!" diyip heykellerini kırmıştı.


İnsanlık Anıtı - Mehmet Aksoy (Kars)

Sonrada Ucube Heykelleri bile olmayan  Mısır, Yemen ve Tunus'da meydana gelen olaylarla bu konu anında geride kaldı ama beni aldımı yine bir düşünce, " biz çevremizdeki sanat eserlerinin değerinin ne kadar farkındayız ???? " diye.

Ben kendi adıma bir zamandır uzak kaldığımı fark ettim üstelikte mimar-inşaat mühendislerinin yoğun olduğu ailede büyümeme rağmen.Bende bunları araştırmaya başladım.

İşte size ilk çalışmam. Mimar-sanatçı işbirliğinin güzel bir örneği olan 4.Levent Konut Projesi .

Emlak Kredi Bankası’nın toplu konut projeleri çerçevesinde 1947 yılında başlanmış, birinci mahalle 1950’de bitirilmiştir. İkinci, üçüncü ve dördüncü mahalleler ile sürdürülen Levent projesi, 1960’da tamamlanmış.

4. Levent Konutları

Dönemin Mimarları Cumhuriyetin en değerli sanatçıları ile birlikte çalışıyor. Bedri Rahmi Eyüpoğlu, Eren Eyüpoğlu, Nurullah Berk.....

Binaların sağır duvarlarında bu sanatçıların mozaik çalışmaları yer alıyor.Burda gördüğünüz üç çalışma onlara ait.

4. Levent Konutları

Cumhuriyet döneminde CHP iktidarının kültür projesi Halk Evleri ve Yurt gezileri geleneğinin yansımaları var mozaiklerde...Bu gezilere katılmış, özünü bulmaya gayret eden sanatçıların yüzü Anadoluya dönük, el işleri, halı motifleri, halk figürlerinin stilize edilmiş halleri yani..

4.Levent Konutları

Mozaiğin çevresi reklam panoları ile çirkinleşmiş ve güzelliği gölgelenmş.....

4.Levent Konutları

Yapı Kredi Banka'sı ise mozaiği sahiplenmiş ve sanatçının ismini duvara yazmış.

4.Levent Konutları

Duvarlar hiç bakımlı değil, halbuki bu değerler tüm kente ait. Daha iyi korunabilir....

Endüstri ve teknoloji çağında sanat artık firmaların işletmecilik faaliyetleri arasına girdi.Müzeler, Sergiler, Filarmoni Orkestrası....

Buda benim gözümle 4. Levent Mozaikleri ....

4. Levent Konutları Kolajım

Bu fotograflarıda yeni çektim. 01 Ekim 2011

Bu fotografı Venge'de  bir iş yemeğine giderken görünce çok şaşırdım ama o anda fotograf çekemeyince daha sonra gidip görüntüledim.
4. Levent Konutları
Buda Ziraat Bankasının duvarında. Önce Klima takıyorlar daha sonra gelen tepkiler üzerine çıkarıyorlar. Ama şuanda yeri çok kötü duruyor. Türkiye'nin köklü ve gözbebeği kurumuna: klimanın yerini alçıpan ile kaplayıp, maviye boyamak, birde yanına plaket ile taçlandırmak yakışırdı ama ...


4. Levent Konutları
Bedi Rahmi Eyüpoğlu

Duvarın eski halini bilmiyorum ama inşallah cam açmak için bir kısım mozaikleri  kırmamışlardır.

4. Levent Konutları
Bedi Rahmi Eyüpoğlu
Kentin orta yerinde her zaman görebileceğimiz bu örnekler hepimizin olup, sahip çıkmalıyız.

Bu yazıda yararlandığım bazı kaynaklar;

Levent Semt Derneğinine destek verilmesi , Özellikle Üzayir Garih anektodu çok güzel.
http://www.cagdasleventdernegi.org/

Y. Mimar Didem Yavuz Cumhuriyet Dönemi Mimarlığını bu yazıda çok güzel anlatmış, Özellikle Sanatçı-İktidar ilişkisi çok güzel. Döneminin sanatçılarının orta yerde hırpalandığı düşünülürse....
http://www.mimarlarodasi.org.tr/mimarlikdergisi/index.cfm?sayfa=mimarlik&DergiSayi=357&RecID=2138

Dr. Mimar Haydar Karabey'in 4. Levent Konutları için yazdığı bu yazıyı okumanızı öneririm. Kente nasıl sahip çıkılamadığı için bir mimarın feryadı..


Pin It

4 Şubat 2011 Cuma

Gerilla Pazarlaması / Özlem Süer Pop Up Mağazası Kanyon'da


Gerilla Pazarlama yöntemi ile tasarımcısı Özlem Süer Kanyon'da Pop-Up Mağazası açıldı...

Özlem Süer House -Kanyon

Nişantaşı'nda yeni açılan  ve eski bir tarihi evin dokusu bozulmadan restore edilen Özlem Süer HOUSE isimli tarihi köşkten butiğe dönüştürülen mekanın ufak bir benzeri bu hafta Kanyon B2 katı etkinlik alanında açıldı.


Özlem Süer House - Nişantaşı
Bir haftadır evin kuruluşunu her öğlen kahve içerken seyredince açılır açılmaz hemen kolleksiyona bakmaya gittim.

Ben moda akımlarını çok takip eden ve bilen  biri değilim. Moda benim için temiz, şık, rahat giyinmektir. Tek takıntım  kumaş ve dikim kalitesidir. Birde elbiseler.

İki defa Beyoğlu'nda açılan Designerların tasarımlarını görmeye "Moda Günlerine" gittim ama pek bir şey anlamadım. Hatta biraz hayal kırıklığı bile oldu. Ben Türk moda sektörünü daha ileri düzeyde sanıyordum. Kumaşlar, dikimler, tasarımlar öyle çok aman aman gelmemişti. Her halde ben takip ettiklerimi yanlış yorumladım demiştim. Taki Özlem Süer Pop-Up Mağazasındaki kolleksiyonu görene kadar.


Özlem Süer kolleksiyonunda beni en çok etkileyen  şey kumaşların güzelliği, dikim kalitesi ve renkler oldu. Birde tutku.........

Özlem Süer'in Moda tutkusunu, ekip çalışmasını, organizasyonu, titizliğini elinize aldığınız her parçada hissetmemeniz mümkün değil.

Birde sevgi. Bence Özlem Süer her parçayı aşk ile yapmış.

Özlem Süer House- Kanyon

Özlem Süer'in renkleri pastel. Pudra, gri  ve tabiki olmazsa olmaz siyah. Tarzı romantik ve avant-garde. Bence fütürist de...

Özlem Süer'in tarzını biraz daha yakından tanımanız için 2011 Kolleksiyonundan bir kaç tasarımı aşağıda.







Gelinlikler çok hoş, uçuşuyor...





Özlem Süer bir marka ve bir sosyal sorumluluk hareketine de destek veriyor. Engelliler Vakfına aktarılmak üzere 100 adet Penti çorapları satılıyor Pop Up Mağazada. Ayrıca fiyatlarda çok uygun...

Sadece tasarlamak, üretmek yetmiyor, kreatif şekilde sunumda şart.

Söylüyorum işini farklı yapan, aşkla yapan kazanıyor diye. Bence bu projede çok güzel.
 
Mutlaka 20 Şubat'a kadar uğramalısınız ve Özlem Süer'in yaptıklarını takip etmelisiniz.

Tebrikler Özlem Süer.....

http://www.ozlemsuer.com/ Pin It

31 Ocak 2011 Pazartesi

Kuresel Isınma İşte Böyle Bir Şey......


Şubat 1954 İstanbul

Bu sene Digitürk alınca İz TV seyremeye başladım . En favori  kanalım şimdilerde.

Cumartesi sabahı bir fotograf  sanatçısının hazırladığı bir program vardı . 929 senesindeki 55 gün İstanbul'un donma hikayesi. Deniz donuyor, yaşayan insanlar o günlerin hikayesini anlatıyor vs pek nostaljik bir programdı.


Bu sabah kursa birlikte gideceğim arkadaşım Neslihan arayıp " annemlerin orda kar başlamış biz arabayla gitmeyelim " dedi. Ama akşama kadar ne kadar kar yağdı ne bir şey tabi biz araba ile gidip geldik.
Şubat 1954 İstanbul

Bunun üzerine sizinle bu resimleri paylaşmak istedim. Resimler 1929 ve 1954 senesindeki İstanbul Kışlarından görüntüler....

Biz bugünlerde bir damla yağmur görünce sıkıntıya düşüyoruz ya eskiden İstanbul boğazı buzlarla kaplı olur insanlar yürüyerek karşıdan karşıya geçerlermiş.

Şubat 1954 İstanbul

24 Şubat 1954 senesinde Tuna nehrinde buz kütleleri geliyor , boğazdan gemiler geçemiyor, halk karşıdan karşıya yürüyerek geçiyor.

Şubat 1954 - İstanbul

Aslında İstanbul'un geçirdiği bu soğuk kışlar Bizans döneminde de varmış. Boğazın 20 gün donduğu zamanlar olmuş. Bazı metinlerde Üsküdar'dan Galata'ya yüründüğü anlatılıyormuş.

Şubat 1954 İstanbul

Osmanlı döneminde durum aynı. 1823'de II. Mahmut döneminde şehrin suları donuyor hatta 1878'de Osmanlılar Plevne'de Ruslarla savaşırken soğuklardan dolayı II. Abdülhamid orduya yardım gönderimiyor.

Şubat 1954 İstanbul

1929 senesinde Buz kütlelerinin derinliğinin 30 metreye, kar kalınlığı 4-5 metreye kadar ulaşıyor.

Yani Mayıs ayında boğazda buz kütlelerinin yüzdüğü ve Beşiktaş’a kurtların inmiş olabileceğini düşünen insanların korkudan evden çıkamadıkları günler o günler.


Şubat 1929 İstanbul -Feneryolu

Şubat 1929 İstanbul
Küresel ısınma işte böyle bir şey......

İşte Çoçuklarımıza bırakacağımız gelecek ....

Aman resimlerinize tarih atmayı unutmayın. Bizim şimdiki resimlerimiz 50 yıl sonra böyle olacak nasılsa......... Pin It
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Great! The file uploaded properly. Now click the 'Verify my file' button to complete the process.