28 Ekim 2010 Perşembe

BUY-OLOGY Satın Almaya Dair Bildiğimiz Her Şey YANLIŞ

Küresel marka uzmanı Martin Lindstrom'ın  3 yılda 2000 tüketici üzerinde fMRI (işlevsel manyetik rezonans görüntüleme) cihazı ile yaptığı 7 milyon USD'lik nöro pazarlama araştırmasının sonuçlarını Buyology adlı kitabında çarpıcı örnekler ile anlatıyor.

Lindstrom bir çok defa Türkiye'de seminerler verdi. Danimarkalı, 12 yaşında kendi pazarlama firmasını kuruyor ve yılın 300 gününü seyahatlerde geçiriyor. Disney,Mars,Pepsi,America Express,Mercede-Benz,Reuters,McDonald's,Kellog's ve Microfost gibi pek çok şirketin Yönetim Kurulu üyesi.

Lindstorm 2009 yılında Time dergisi tarafından da en etkili 100 kişi arasında gösterildi.

Lindstorm'a göre milyonlar harcanarak masa başında yapılan modellemeler, analizler işe yaramıyor. Çünkü tüketici uzun süredir söylediği hiç bir şeyi yapmıyor. Bu nedenle ekibi ile beraber yapmış olduğu araştırmalarda kaynağa yani beyne gidiyor. Satın alma kararların nasıl verildiğini ölçüyor, inceliyor.

Satın alma kararlarımız tamamen duygusal.

Kitapdan bir kaç çarpıcı sonuç;
  • Koku ve sesler herhangi bir logodan daha etkili . Nokia'nın sesi, Toblerone'nin şekli,J&J bebek pudrası kokusu. Vanilya kokusu çok etkili, bileşenleri anne sütü ile aynı,
  • Ürün yerleştirme (product placement)  işe yaramıyor .Sponsor,film,program ile ilgili değilse satmıyor,
  • Satın alma davranışlarımız dinden etkileniyor. Büyüklük, semboller,gizem, aidet duygusu, ritüeller,batıl inançlar
  • Cinsellik değil korku satıyor,
  • Logoların yerini sometic imleçler alıyor. Yani Malbora kırmızısı, Benetton fotograf stili satıyor,
  • Stress ve korku içinde iken kendimizi ne kadar güvensiz hissedersek o kadar mantık dışı kararlar veriyoruz,
  • Sigara paketlerinin üzerindeki resim ve yazıların bir etkisi yok çünkü bunlar beyindeki arzu noktalarını harekete geçiriyor,
  • Bir markada indirim yaşandıktan sonra, tüketicinin beyninde eski değerine ulaşması 7 yıl sürüyor,
  • Satın aldığımız şeyleri fazla para ödediğimiz için beğeniyoruz,
  • Sahicilik aranıyor,
  • Seçenek ne kadar az olursa satın alma o kadar kolay ,
  • Satın alma davranışlarının %90'nı bilinçdışı,
Herşey korunma ve en temel arzularımızı doyurma çevresinde dönüyor. Pin It

Sosyal Medya

Uzun zamandır sosyal medya kullanım rakamlarını araştırıyordum. Nereye gidiyor bu iş diye. İşte bazı  sonuçlar.......

Pazarlama,İletişim ve IK yöneticilerin Sosyal Medya kullanımı;
  • %80'ni üye,
  • %48'i aktif kullanıyor,
  • %52'si pazarlama ve iç iletişimi olumlu etkilediğini,
  • %20'si ise olumsuz etkisi olduğunu düşünüyor,

200 milyonu aşkın blog var, online kullanıcıların;
  • %73'u blogları takip ediyor,
  • % 55'i bloglara yorum bırakıyor,
  • % 39'u kendi bloglarını yazıyor,
  • Çin 42 milyon blog yazarı ile bir numaralı sırada,
Dünyadaki aktif kullanıcı sayısı 500 milyonu aştı. Ortalama bir kullanıcının 130 arkadaşı var ve ekranlarda 700 milya dakika harcanıyor. Yüklenen fotoraf sayısı katrilyona ulaştı.
Türkiye ABD, İngiltere ve Endonezya sonra 4. sırada. 23,5 milyon kullanıcının 2/3'si erkek ve çok büyük bir kısmı 18-34 yaş grubunda .
Obama'nın başkanlık seçiminde aktif olarak facebook kullanılmasından sonra artık bir çok marka reklamlarını kendi resmi web sayfalarında değil facebook sayfasında yayınlamakta.


Twitttürk aktif kullanıcı sayısa 100 binden fazla, veri tabanında 9 milyon tweet var. En etkili isimler Cüneyt Özdemir, Ahmet Hakan,Abdullah Gül . Sertap Erener en çok takipçisi olan tweetirci.
Rakamlar nasıl, çok çarpıcı değil mi?..

Artık personel alımlarında IK yöneticileri faceebook sayfanıza,paylaştığınız resimlere, attığınız tweetlere, oynadığınız oyunlara bakarak eleman seçmeye başladı.

Digital ayak izlerinize dikkat. Yüce google herşeyi kayıt ediyor. Pin It

24 Ekim 2010 Pazar

Pierre Loti'de bir akşam

Henri Rousseau tarafından çizilmiş Pierre Loti portresi, 1891
Hikayeyi bilirsiniz.....
Bir Fransız yazar olan Pierre Loti'nin (1850-1923) kitaplarını yazdığı kahvehaneye Pierre Loti adı veriliyor ve onun  bulunduğu yere Pierre Loti tepesi.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Pierre_Loti

Benim bir kaç kez gitmişliğim vardı ama dün ilk defa gece görme imkanım oldu. Bu sefer ulaşım seçeneklerine teleferik de eklenmiş .



Ben birde Pierre Loti'yi  akşam görmenizi öneririm, manzara bir başka oluyor.
Pin It

21 Ekim 2010 Perşembe

Yarın Seni Ne Bekliyor!!!!!

Youth Research'ın 173 kişi üzerinde yaptığı "Yakın gelecekte iş dünyasının nasıl şekilleneceğine ve teknolojinin nasıl bir rol üstleneceğine yönelik " ongörüleri çok ilginç.

Araştırmaya bu link'den ulaşabilirsiniz.

http://www.m-gen.biz/resimler/Youth-Research-Yarin-Seni-Ne-Bekliyor.pdf

Sorular ve bazı cevaplar şöyle;
1. 2010 yılında çalışma ortamı nasıl olacak?
sanal,esnek,ileri teknolojili,home office,bireysel çalışma,robotik,proje bazlı-yetkinlik bazlı

2. Geleceğin ofisinde neler olmayacak?
fax, kırtasiye malzemesi, ofis, telefon, masa

3. Gelecekteki iş hayatında bugün olmayan ne tür yenilikler olacak?
conference call,firmalar için esnek kadrolar ve iş yerleri, gözlerle anlaşma, hiyeraşi, esnek çalışma saatleri


4. 2030 yılında ofislerde hangi fonksiyonların olmayacağını düşünüyorsunuz?
insan kaynakları, satın alma , yönetim kurulu

5. Hangi sektörün daha güçlü hale geleceğini  düşünüyorsunuz?
teknoloji, enerji, sağlık

6. Çalışma hayatını değiştirecek bir sonraki teknoloji ne olacak?
nano teknoloji, robot teknoloji, mobil teknoloji, uzay teknoloji

Herkes kendi geleceğini bugünden şekillendirmeye başlamalı , gelişmeleri takip edip, gerekli revizelerini yapmalı.

http://www.m-gen.biz/detay.asp?id=1111&konu=İPZ-2010 Pin It

20 Ekim 2010 Çarşamba

Ekim'de Gökyüzü Bize Neler Getiriyor ........

Dostum aynı zamanda Uranyan Astrolog olan Neslihan Ayanoğlu'ndan Ekim ayı ile ilgili gökyüzü hareketleri ile bir paylaşım. Bundan sonra düzenli olarak bize haberler vermeye söz verdi ya bakalım.....İllede birlikte yaratım......



Bengi uzun zamandır benden gökyüzü hareketleri ile ilgili yazı istiyordu ama ben bir türlü yazamamıştım. Şu anda yani 7 Ekim saat 21:00 civarı 14 derece Terazi’de yeni ay var. Dedim ki bu yeni ayın etkisini de arkama alayım ve bir yazı yazayım.

Terazi burcunda gerçekleşen yeni ay ilişkilerimiz konusunda bize yeni bir yön verebilir. Terazi biz olmayı deneyimlediğimiz burç. Burada, Koç’da deneyimlediğimiz “ben” kavramı “biz” kavramına dönüşüyor; ben ve karşımdaki. Bu mevcut ilişkilerimizi gözden geçireceğimiz gibi, yeni bir ilişki, yeni bir ortaklık, yeni bir birlikteliği de düşünebileceğimiz bir dönem. Bu tarihlerde gökyüzünde neredeyse tüm gezegenler de ikili şekilde duruyor ve ‘biz’ kavramını bu dönemde gökteki pek çok oluşum bize ayrı ayrı hatırlatıyor.

Linda Hill, Sabian Symbols sayfasında, 14 derece Terazi’yi şu şekilde tanımlıyor. “Durumun tam ortasında olduğunuzu ve bir nefes almanız gerektiğini düşünebilirsiniz".  Vereceğiniz bu ara size süreci tamamlamanız için güç verecektir. Daima hareket halinde olma yıpratıcı olabilir. Öte yandan tembel ve üretmeyen olma da cevap değildir.

8 Ekim: Dinamik, disiplinli bir şekilde düşündüğümüz ve iletişime geçeceğimiz bir gün. Biraz dar çerçevede olaylara bakabiliriz, esnek düşünmeye çalışmamızda fayda olabilir. Planlarımızı yaparken daha amaca odaklı düşünen bir zihine sahip olacağız.

9 Ekim : Venüs Geri gitmeye başlıyor, 18 Kasım’a kadar geri gidecek. Venüs Akrep burcunda geri gidecek. Yeni ayın 7 Ekim’de Terazi’de olmasından sonra Terazi’nin yönetici gezegenin Akrep’te geri gitmesi yukarıda bahsettiğimiz sürece Akrep’si temaları da katacaktır. Geri giden Venüs ilişkilerde sorun yaşatabilir. Bu dönem kişilerin daha kendi içlerine döndükleri bir dönem olacaktır. Duygularımızı ifade etmekte veya güçlü duygusal bağlar kurmakta zorlanabiliriz. Bu dönemde gündemimiz değer verdiğimiz şeyler, değerler sistemimiz ile ilgili konularla meşgul olacaktır. Sosyal aktivitelerden uzak durmak isteyebiliriz. Yani kendi kendimize kalacağımız bir dönem geçireceğiz. İlişkilerimiz ve ticari anlaşmalarımız da bu süreçten etkilenebilir.



17 Ekim: Uyumu deneyimleyeceğiz. İsteklerimiz ve düşüncelerimiz/planlarımız arasında bir denge olacak. Karşımızdakini daha iyi anlamaya çalışacağız, diyaloglarımız daha akıcı olacak. Ama öte yandan her şeyi kendimizden ve aklımızdan ibaret de zannetme riski de var.

21 Ekim: Bir süredir her konuda olduğu gibi düşüncelerimizde de uyum ve dengeyi tutturmaya çalışıyorduk oysa şimdi dengeyi bir köşeye koyacağız, daha güçlü ve daha derin düşünmeye başlıyoruz. Bir konuya odaklanıp derinlemesine öğrenmeye çalışabiliriz. Veya düşüncelerimiz sabit bir şekilde bir konuya saplanıp kalabilir. Burada yine düşüncelerimizi ve diyaloglarımızı biraz esnetmeye çalışmalıyız.

23 Ekim: 7 Ekimde başlayan projelerimizin, birlikteliklerimizin olgunlaşma dönemi. Ama yine ‘ben’ ve ‘biz’ kavramları arasında sıkışıp kalmış gibi hissedebiliriz. Bir yanımız ortak çıkarları gözetmemizi söylerken diğer yanımız kendi isteklerimizin peşinden gitmemizi söyleyebilir.

24 Ekim: Akrep günleri başlıyor. Hayatımızı anlamını daha derinlemesine sorgulayacağız. Belki gizemli konular, okült konular daha çok ilgimizi çekecek. Güç teması ve kontrolü elde tutma isteği ön plana çıkabilir. İsteklerinizi elde etmek için güç savaşlarına girmekten veya bir konuya takılıp kalmaktan uzak durmaya çalışın.

25 Ekim: Sosyal bir dönem. İlişkilerde iletişim önemli. Ticari ilişkiler karlı olabilir. Ama güç savaşlarından, manüpülasyonlardan, olayı domine eden taraf olma iddialarından uzak durmak kaydıyla.

28 Ekim: Mars’ın Yay burcuna geçmesi ile iyimser bir döneme giriyoruz. Hareketlerimizde, bir aksiyon alırken daha aktif, daha cesur ve belki daha gözü kara olabiliriz. Ama bu iyimserlik bizi rehavete de düşürebilir. Harekete geçmekten alıkoyabilir. Biz bir şey yapmasak da herşeyin yolunda gideceği duygusunu taşıyabiliriz.

29 Ekim: Estetik, güzellik, sanatsal aktiviteler. Günün konuları bunlar olacak. Haır tatil, her taraf kıpır kıpır hadi dışarı çıkalım diyebiliriz. Sosyal ve dışarıda aktivitelerle geçirebileceğiniz bir gün olabilir.

Nasıl................. Pin It
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Great! The file uploaded properly. Now click the 'Verify my file' button to complete the process.