12 Mart 2011 Cumartesi

İstabul'dan Kamondo Ailesi Geçdi / Kamondo Merdivenleri

Kamondo Merdivenleri- Galata 1870-1880

Ben bu merdivenleri ilk defa Bir istanbul Masalı dizisinde görmüştüm. Geçen senede bir arkadaşım ile yapmış olduğum Galata keşif gezim esnasında da ilk defa canlı olarak görmüştümde  birde üzerinde oturup resim çektirmiştim.

Geçenlerde yolum tekrar Galata'ya düşünce bugün sizinle bu yazıyı paylaşmak istedim.

Kamondo merdivenleri  1870-1880 arasında  Galata Bankalar caddesinde inşa edilmiş. Mimarı bilinmiyor. Sekiz şeklinde iki yönlü art nouveau tarzında banker Kamondo ailesinden Abraham Salomon deKamondo adına yaptırılmış.
Kamodo Ailesi İspanyol-Portekiz kökenli sefarat yahudisi. İspanya'daki engizasyondan kaçarak ilk önce Venedik, ordan da İstanbul'a geliyor. Daha sonra Paris'e yerleşiyor ve son temsilcileri II. Dünya savaşında Auschwitz'deki toplama kamplarında yok ediliyorlar. Ailenin hiç bir ferdi merdivenlerin şimdiki halini bilmiyor. Yani bizim kadar şanslı değil.

Parise göç ettikten sonrada tam bir İstanbul hayranı olan Abraham Salomon de Kamondo ölümünde de  kendi yaptırdığı İstanbul Hasköy'deki anıt mezara devlet töreni ile gömülüyor. Eklektik mimarı tarzındaki bu mezarın yanında birde dua odası var, yol yapımı esnasında istimlak edilince Mecidiyeköy'den -Hasköy'e giderken yol üzerindeki şimdiki yerine taşınıyor.

 http://www.hayalleme.com/ sitesinden aldığım bu resimde şimdi harap bir şekilde olan bu anıt mezarı görebilirsiniz. Şu sıralarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restora edilecekmiş.


Abraham Kamondo Anıt Mezarı
Anıt Mezar fotgrafı için aldığım kaynak site

Kamodo ailesinin 1815 yılında kurmuş oldukları İshak Kamondo ve Şürekası bankası ile Osmanlı devletini özellikle Kırım Savaşında finanse eden, en güvenli ve en büyük ailesi. Hatta o dönemde herhangi bir mal varlığı edinemeyen yabancılara karşı Osmanlı'nın imtiyazlı ailesi. Ortaköy, Yeniköy, Çamlıca, Karaköy gibi semtlerde kendi mülklerini edine biliyorlar.

O dönemlerdeki tüm yahudi ve sabetaycı aileler gibi Kamodolarda şehrin modernleşmesinde yer alıyorlar. Kasımpaşa Kuzey Deniz Saha Komutanlığı, Galata Residence, Kamondo Hanı, Büyükada Han, Saatçi Han, Latif Han, Lacivert Han, Yahut Han, Kuyumcular Han, Lüleci Hanı inşa ettiriyorlar.

Aynı zamanda kendi yahudi cemaatlerinde de ilerici rol oynuyorlar. Ortaköy, Yeniköy de birer sinagog yaptırıyorlar.
Aile Parise taşındıktan sonrada Avrupa'nın siyasal ve kültürel kurumlarının gelişmesinde rol alıyorlar. Hatta Kont ünvanı yapmış oldukları desteklerden dolayı veriliyor.

Paris'de Ulusal Tiyatronun kuruluşunda , Louvre Müzesine bağışlanan 50 parçalık empresyonist tablo kolleksiyonu, Nissim de Camondo Müzesi..
Kamondo Merdivenleri -Galata 1870-1880

İşte bu basamaklara attığınız bir sonraki adımınızda, gönlü burda kaldığı için kendine anıt mezar yaptırarak ölümünden sonra bile İstanbula geri dönen, İstanbul aşığı nesli 1944'lerde son bulan Abraham Salomon Kamodo'yu hatırlamınızı ve ne kadar şanslı olduğunuzu ..........

Toda Raba Kamodo.....
 
Güncelleme; 26 Kasım 2012
 
Pinterest'de bu fotografı buldum paylaşmak istedim;
 
 
1964 by Henri Cartier-Bresson
 
 
 

Daha fazla detay için 500. Yıl Vakfı'nın  müzesine başvurabilirsiniz
http://www.muze500.com/content/view/358/257/lang,tr/ Pin It

9 Mart 2011 Çarşamba

Agora Filmi / Hypatia

2009 İspanya Yapımı
Yönetmen : Alejandro Amenabar
Oyuncular: Rachel Weisz, Max Minghella, Amber Rose Revah, Oscar Isaac, Asraf Barhom

 İlk defa 2009 yılında Cannes Film Festivalinde gösterimi yapılan AGORA filmi, tarihin bilinen ilk entelektüel kadını olan HYPATIA'nin hayat hiyakesini anlatan bir dönem filmi.



4. yüzyılın sonlarına doğru Roma İmparatorluğu çöküşün eşiğinde ama Mısır eyaletinin İskenderiye'si feneri ve en büyük kütüphanesi ile pırıl pırıl parlamaktadır. Kütüphane kültürün olduğu kadar dininde simgesidir.

Paganlar atalarının ilahlarına burdan ibadet ederlerdi. Şehirlerindeki yerleşmiş pagan kültürü artık yahudiler ve hiristiyanlık tarafından tehdit altındadır.




Hypatia hem İskenderiye Kütüphanesinin Müdüresi. hemde halka açık dersler veren dönemin tek kadın filozofu, matematikçi ve astronumu. İskenderiye Kütüphanesi yakıldığı zaman içine kapanacak, yalnızlaşacak ve evden çıkmadan evinde çoçuklara ders verecektir.

Onun astronumu üzerinde bir düşüncesini daha sonra 17. yüzyılda Kepler kanıtlayacaktır.


Hypatia adını tarihe "düşünce ve aydınlanma savaşçısı" olarak yazdıracak ve "dini değil mantığı üstün tuttuğu ve bunu çok açıkça haykırdığı " için hazin sonunu hazırlayacaktır. Dinin ileri gelenleri incilde yazılanları kendilerine göre yorumlayacak ve cadı olarak ilan edecek, taşlanarak etleri tüm iskenderiye'ye dağılacaktır.


Filmden en çok etkilendiğim diyaloglar......

Hypatia öğrencilerine paganlar ve  hristiyanlar arasındaki sorunlara nasıl baktığını 4. yüzyılda şöyle açıklıyor;

"Bizi birleştirenler, ayıran şeylerden daha fazla, hepimiz kardeşiz".....

21.yüzyılda itirazı olan varmı, sizce ne değişti şimdilerde !!!!!!!!!!


 Hypatia'nın özgürlüğünü bağışladığı ve hiristiyan olan eski pagan kölesinin şu yorumu ;

"ben affedilmiştim ama şimdi ben affedemiyorum"

Kendimizi ve herkesi affedebilmemizin hayatımızdaki en önemli konu olduğunu düşündüğüm için.


Filmdeki İskenderiye Feneri manzaralı yukardaki evinde kölesi ile birlikte yaptığı deneyler esnasında kölesine sorduğu şu soru

"Dünya'yı olduğu gibi görmeyi kabul edersek ne ile karşılaşırız? Bir an ön yargıları bıraksak karşımıza nasıl bir dünya çıkardı? "

Önyargısız bir dünyadan daha güzel ne olabilirki......
Filmin Fragmanı ;


 
Gerçi ben Hypatia'nin hayat hikayesini biliyordum ama tamda bu zamanda seyredince tüylerim diken diken oldu.
 
3. Dünya ülkelerinde görülen "düşünen beyin avcılığı" gibi Türkiye'de farklı şeyler söyleyenlerin içeri alındığı, susturulmaya çalışıldığı, tüm gazatecelerin başka bir iş yapmak üzere B planları yaptığı  bir dönemde sadece araçların değiştiğini fark ettim, yoksa yöntem aynıymış.....
 
Mutlaka seyretmelisiniz. Pin It

8 Mart 2011 Salı

Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun


Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun.......


Cumhuriyet ile kazanılmış çağdaş haklar ve özgürlüklerimize sahip çıkacak olan tüm
Türk Kadınları
Kutlu Olsun 8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz 


Sevgiyle
Pin It

6 Mart 2011 Pazar

Spartacus -Gods of The Arena



Spartacus hayranları dizinin ikinci sezonu başladı.

Bu sezon 6 bölüm olarak hazırlanan dizi ,Türkiye'de de CNBC-E'de bugün saat 23:00'de yayınlanılacak.

İyi seyirler... Pin It

Bugün Benim Doğum Günüm

Bugün benim doğum günüm.

Bir sürü dostumdan mesaj geldi, uzaklardan telefonlar, hediyeler, çiçekler, pastalar...

Bir defa daha anladımki bu dünyadaki tek gerçek SEVGİ.

Herkesi ve herşeyi hayatıma benim çektiğimin farkındayım.Şimdilerde görüşmediklerim yada aramızda olmayanlar biliyorum bir şekilde siz benim, ben sizin hayatınıza dokunduk.

Yolumun kesiştiği herkese  teşekkürler, iyiki varsınız. Siz olmasaydınız bu hayat hiç çekilmezdi...


Eski dostlar, eskimeyen dostlar, geride kalan dostlar, yeni dostlar,  gelecek dostlarım, tüm ailem SİZİ SEVİYORUM. Pin It
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Great! The file uploaded properly. Now click the 'Verify my file' button to complete the process.